Ana sayfa    Haberlerimize Ulaşın   İlanlarınızı Yayınlayalım      Ziyaretci Defteri   Resim Galerisi                  

     

UZAKDOĞU SPORLARI


TÜRKİYE'DE TEKVANDO ( Erzurum'da bu sporu yapıyorsanız lütfen bizimle bilgi alışverişi için irtibata geçiniz)

         Türk halkı tekvando ile ilk kez 1964 yılında, Koreli General Choi Honghi başkanlığında, gösteriler yapmak üzere ülkemize gelmiş olan bir tekvando ekibi aracılığıyla tanıştı. Bu tarihten sonra Şükrü Gençel ve Nazım Canca tekvandonun yaygınlaştırılabilmesi amacıyla yoğun çalışmalara başladılar. Bu alanda Türkiye'deki asıl büyük atılım 1970'lerden sonra oldu. 1970'te Türkiye'ye getirilen Güney Koreli antrenör Cho Soo See, yeni sporcular yetiştirerek, Türkiye'de tekvandonun gelişmesine büyük katkılarda bulundu. İsmet Iraz'ın da büyük çabaları ile bu spor dalının kısa sürede sevilen ve ilgi gören bir branş haline geldiği; Türk sporcularının da bu branşta çok başarılı olarak dünya kürsülerine çıktıkları görüldü. 1981 yılında Judo Federasyonu'ndan ayrılan ve özerk bir statüye kavuşan Tekvando Federasyonu Başkanlığı'nı 1982 yılına kadar Mithat Kor yürüttü. 1982 yılında atamayla gelen Esem Beder, 1993'te seçimleri kazanarak bu görevi yeniden üstlendi. 1983 Dünya Şampiyonası'nda birinci olan Yılmaz Helvacıoğlu, uluslar arası alanda ilk büyük başarımızı elde etti. 1985 Dünya Şampiyonası'nda Metin Şahin 2., takım halinde ise ekibimiz 37 puanla 3. oldu. 1987 Dünya Şampiyonası'nda ülkemize branşında ikinci kez Dünya Şampiyonluğu getiren Tennur Yerlisu, ayrıca iki kez de Avrupa Şampiyonluğu'nu ve Türkiye'nin ilk bayan dünya şampiyonu ünvanını elde etti.

       1988 yılında Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda Türk tekvandocular Büyükler, Bayanlar ve Gençler kategorilerinde 13 altın, 5 gümüş, 2 bronz madalya ile her üç kategoride takım sıralamasında Avrupa Şampiyonu oldular. 1989 Dünya Şampiyonası'nda takımımız dünya 2.'si oldu. 50 kg'da Harun Ateş 3., 54 kg'da Turgut Uçan ve 70 kg'da Nusret Ramazanoğlu dünya 2.'si olurken takımımız da dünya 2.liğini elde etti. 1990 yılı Ekim ayında Danimarka'nın Aarhus kentinde yapılan Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda da Türk Milli Takımı 6 altın, 6 gümüş ve 9 bronz madalya alarak Avrupa Şampiyonluğu'nu kazandı.

       1991 Dünya Şampiyonası'nda Arzu Tan, ülkemize Dünya Şampiyonluğu'nu getiren üçüncü sporcu oldu. Aynı şampiyonada Döndü Şahin, Gülnur Yerlisu ve Ayşegül Ergin gümüş, erkeklerde Ekrem Boyalı ve Metin Şahin bronz madalya kazandılar. 1992 Avrupa Şampiyonası'nda ise takımımız 2 altın, 7 gümüş ve 3 bronzla 2. oldu. Ayrıca 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda gösteri sporu niteliğinde yer alan bu spor dalında Arzu Tan bronz, Ekrem Boyalı ve Ayşegül Ergin gümüş madalya aldılar.

        1993 yılında New York'ta yapılan Dünya Tekvando Şampiyonası'nda, +483 kiloda Ali Şahin ve 55 kiloda Nuray Deliktaş dünya ikincisi olurken, Gonca Güler, Gülnur Yerlisu, Mustafa Dağdelen bronz madalya elde ettiler. Aynı yıl Rusya'da düzenlenen Avrupa Kupası karşılaşmalarında bayanlarda Gülnur Yerlisu, Arzu Tan, Şenay Şahin ve Abbe Kıvrak birinci erkeklerde Uğur Kıtay, Ekrem Boyalı, Sinan Gönülrazı ve Ali Şahin ikinci oldular.

       1994 yılında Romanya'da yapılan Avrupa Gençler Şampiyonası'nda bayanlar 47 kiloda Hamide Bıçkın, 55 kiloda Esra Kolcu, 65 kiloda İnci Taşyürek, erkekler 76 kiloda Uğur Yılmaz altın madalya elde ederken sporcularımız diğer sikletlerde 4 gümüş ve 2 bronz madalya kazandılar. Aynı yıl kasım ayında Hırvatistan'da düzenlenen Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda 70 kiloda Tuğgen Gedik altın madalyaya ulaşırken, 50 kiloda Mert Tuncer, 54 kiloda Cihat Kutluca, 58 kiloda Ayşegül Ergin bronz madalya elde ettiler.

       1995'te Filipinlerde yapılan Dünya Tekvando Şampiyonası'nda bayanlar 47 kiloda Hamide Bıçkın ile erkekler 64 kiloda Cihat Kutluca altın, 55 kiloda Nuray Deliktaş ve İnci Taşyürek bronz madalya kazandılar. Türkiye takım halinde Dünya üçüncüsü oldu.

 

TÜRKİYE'DE KARATE

      Karate Türkiye'ye 1962 yılında Judo ile beraber girdi. 1970 yılında İtalya'daki judo turnuvasından dönen Hakkı Koşar'ın büyük katkılarıyla karate sporu Türkiye'de gelişmeye başladı. Öğrenci yetiştirerek bu sporun tanınması ve sevilmesi için çabalayan Koşar, Türkiye Amatör Karate Organizasyonu'nu kurdu ve 1978 yılında Avrupa Karate Federasyonu Teknik Komitesi'ne seçildi. Çalışmalarına Hakkı Koşar'ın yanında başlayan ve daha sonra kurs gören Ahmet Doğaner ve Ferhat Özsert ile kempo sistemini yurdumuzda gelişmesinde büyük çaba sarfettiler.

      Karate, 1980 yılında Judo Federasyonu bünyesine alınarak resmileştirildi. 1990 yılında bağımsız olan federasyonun başkanlığına Hakkı Koşar atandı. 1993 yılında ise yapılan seçimleri kazanan Aybars Kılıçhan seçimle gelen ilk federasyon başkanı oldu.

      Karatede uluslar arası alandaki ilk başarımız, 1983'te Yugoslavya'nın Üsküp şehrinde yapılan Avrupa Gençler Şampiyonası'nda elde edilen Avrupa ikinciliğidir. Aynı şampiyonada ferdi derecelerimiz de oldu. 1985'te ise İstanbul'da düzenlenen Avrupa Karate Şampiyonası'nda genç takımımız Avrupa Şampiyonluğu'nu kazandı.

    1989 yılında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de yapılan 3. Dünya Karate Şampiyonası'nda 70 kiloda genç karateci Haldun Alagaş Dünya Şampiyonu oldu. Aynı yıl Paris'te düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda İlyas Gencer birinci gelerek ülkemiz adına karatede ilk Avrupa Şampiyonluğu'nu elde etti. Bu şampiyonada ayrıca gümüş ve bronz madalyalar kazanıldı. 1990'da Meksika'da organize edilen Dünya Şampiyonası'nda Haldun Alagaş şampiyonluk kürsüsüne çıkarken 1991 yılında da başarısını sürdürerek Avrupa Şampiyonu oldu.

       1992 Dünya Karate Şampiyonası'nda ülkemizi başarıyla temsil eden Veysel Buğur, 60 kg'da Dünya Şampiyonluğu'nu elde ederken; aynı şampiyonada bayanlarda Nuran Fırat, erkeklerde 65 kg'da Bahattin Kandaz 2.'lik kürsüsüne çıkarak gümüş madalya, gene bayanlarda 53 kg'da Özgür Yaman bronz madalya aldılar.Avrupa Karate Federasyonu 1992 yılında yaptığı toplantıda 1996 yılında Ümit ve Gençler Avrupa Şampiyonası'nın ve 2000 yılındaki Avrupa Büyükler Şampiyonası'nın Türkiye'de yapılmasını karara bağladı. 1993 yılında da Prag'da yapılan Avrupa Büyükler Şampiyonası'nda 60 kiloda Leyla Gedik bronz, açık sıklette Nurhan Fırat altın madalya kazandı. Nurhan Fırat aynı yıl Cezayir'de yapılan Dünya Karate Kupası karşılaşmalarında +60 kiloda da altın madalya alırken Fransa'da yapılan Akdeniz Oyunları'nda Haldun Alagaş altın Veysel Buğur ile Savaş Altın bronz madalya elde ettiler.

       1994 yılında İngiltere'nin Birmingham kentinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda 60 kiloda Hakan Yağlı kumitede altın madalya kazanırken, 70 kiloda Aytekin Soykan gümüş madalya alarak Avrupa ikincisi oldu. Aynı yıl İspanya-Madrid'te yapılan Avrupa Ümit-Genç Karate Şampiyonası'nda Ecevit Türkmen altın madalya elde ederken Mi Ali Dost, Arif Batal ve Volkan Hoşcan gümüş, Zülfikar Doğan, Oğuz Atasert, Özcan Kızıltaş ve İsa Kopsalı bronz madalya kazandılar. Haziran ayında Antalya'da yapılan Akdeniz Kupası Karate Turnuvası'nda ise İbrahim Ercin, Aytekin Soykan, Bahattin Kandaz, Hakan Yağlı, Nurhan Fırat, Leyla Gedik birincilik elde ettiler.


      1995'te Almanya'nın Frankfurt kentinde yapılan 5. Dünya Karate Kupası Şampiyonası'nda 60 kiloda Leyla Gedik ve açık sıklette Zeynel Çelik bronz madalya kazandılar. Finlandiya'da düzenlenen Avrupa Büyükler Şampiyonası'nda ise sporcularımız 1 gümüş, 4 bronz madalya elde ettiler. Haldun Alagaş şampiyonların davet edildiği Slovakya'da yapılan Dünya Süperler Turnuvası'nda açık sıklette güçlü rakiplerini yenerek ikinci oldu.


      1996 yılı Şubat ayında 23. Avrupa Gençler ve Ümitler Karate Şampiyonası İstanbul'da 34 ülkenin katılımıyla yapıldı. Gençlerde 75 kiloda İsa Kopsalı, Ümitler 60 kilo kumite müsabakasında Hakan Kara Avrupa Şampiyonu oldu. Türkiye şampiyonayı 2 altın, 1 gümüş, 4 bronz madalya ile tamamlarken genel klasmanda 2.lik elde etti.
 

 

TÜRKİYE'DE JUDO

       Bazı kaynaklara göre;judo, Orta Asya'da doğmuş olan eski bir Türk sporudur. Fakat daha sonra Japonlara geçmiş ve onlar tarafından stilize edilmiştir.

       Judo ülkemizde 1960'lı yıllarda Askeri ve Polis Okulları ile Komando Birlikleri'nde yapılmaya başlandı. 1962 yılında Japonya'ya güreş antrenörü olarak giden Halil Yüceses orada judo eğitimi aldıktan sonra dönüşünde Eminönü Denizcilik Lokali ve Fatih Güreş Kulübü'nde Türkiye'de ilk judo çalışmalarını başlattı. Daha sonra Üsküdar Anadolu Kulübü'nde Halil Yüceses ile birlikte Namık Ekin bu çalışmalara devam etti.

       Judo sporu 1964 yılında önce Güreş Federasyonu'na bağlandı. 1966 yılında ise bağımsız federasyon oldu. Judo Federasyonu'nun kurulmasının ve ilk başkanlığa da İ. Hakkı Isıgöllü'nün atanmasının ardından 1967'de ilk Türkiye Şampiyonası düzenlendi.1969-1979 yılları arasında Judo ve Taekwando 1980-1990 arasında ise Judo ve Karate Federasyonu olarak faaliyetlerini yürüten federasyon, 1990 yılından itibaren Judo Federasyonu adı altında hizmet verdi. Kuruluşundan 1993 yılına dek atama ile göreve gelen Federasyon Başkanları bu tarihte çıkarılan yönetmeliğe göre seçimle görev alırken, ilk seçimlerde A.Natık Canca Judo Federasyonu Başkanı oldu.

       1964 yılında Halil Yüceses, Rıza Doğan, Muahit Baymur, Nazım Canca, Ergun Göktuna gibi hocalar judonun yayılması için faaliyet gösterirken, Hollandalı Karl Signel Deniz Astsubay Okulu ve Milli Türk Talebe Birliği'nde daha sonra judonun gelişmesinde öncü rol alacak olan Namık Ekin, İbrahim ve Aydın Öztek, Feridun Yenisey, Feridun Başaran gibi sporcuları çalıştırdı.

       1968 yılında Fransız Michel Novovitch'in Türkiye'ye antrenör olarak gelmesiyle modern judo başladı. 1969 yılında Japon Kültür Derneği'nin girişimleriyle Vaseda Üniversitesi'nden G. Yoşimura ülkemize gelerek, kadokan stilinin gelişmesine yardımcı oldu. 1970 yılında gelen G.Koreli Ra SooCho ilk resmi müsabaka olan 1971 Akdeniz Oyunları'na milli takımı hazırladı. 1974 yılında Japon T.Yodoya ülkemize gelen bir diğer önemli yabancı hoca oldu ve 1975 Akdeniz Oyunları'na katılan ekibimizi çalıştırdı.

       Namık Eken 1970 yılında ABD'de elde ettiği Teksas Şampiyonluğu ile yurtdışında madalya kazanan ilk sporcumuz oldu. 1971 yılında düzenlenen İzmir Akdeniz Oyunları'nda ilk resmi müsabakaya katılan judocularımız büyük başarı göstererek 5 sıklette 5 madalya kazandılar(63 kg Ali Demir bronz, 70 kg Süheyl Yeşilnur gümüş, 78 kg Namık Ekin bronz, 95 kg Kamil Korucu gümüş, +95 kg M.Ali Berber bronz madalya).İlk kez 1975 yılında İstanbul'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda 63 kg'da Adnan Özmen altın madalya alırken, ekibimiz 3.lük elde etti. Aynı yıl Cezayir'de yapılan Akdeniz Oyunları'nda Ali Demir 71 kg'da gümüş, Adnan Özmen 63 kg'da bronz madalya kazandılar.


       1980'de İstanbul'da yapılan şampiyonada erkeklerde Süheyl Yeşilnur 78 kiloda birinci geldi. 1985 yılında İzmir'de düzenlenen Balkan Şampiyonası'nda bayanlarda Bilge Papakçı (48 kg), Bedriye Ersan (52kg) birinci gelirken 1987 yılında ülkemizde ilk kez M. Ü. Beden Eğ.ve Spor Bölümü'nde judo bilim dalı kuruldu. 1988'de Atina'da yapılan şampiyonada erkeklerde Alpaslan Ayan (71kg) ve Temel Çakıroğlu(78 kg) şampiyon oldular. 1989'da Romanya'da düzenlenen Balkan Şampiyonası'nda Veli Yılmaz 95 kiloda altın madalya alırken, 1990 yılında İzmir'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda bayanlarda Hülya Şenyurt (genç 48 kg), Gülten Eyüpoğlu(66 kg) ve Belgin Karaaslan(72kg) altın, Gamze Sakızlıgil(genç 66 kg) bronz madalya kazandılar. Aynı şampiyonada erkeklerde Haldun Efemgil(60 kg), Yavuz Yolcu(65 kg) ve Alpaslan Ayan (71 kg) Balkan Şampiyonu oldular.

       1990 yılında Fransa'da düzenlenen Dünya Gençler Şampiyonası'nda Türkiye ilk kez bayanlarda Gülşen İntaş ile bronz madalya kazandı. 1991 Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 2. olan Hülya Şenyurt 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda 48 kg'da bronz madalya alarak olimpiyatlarda madalya alan ilk bayan sporcumuz oldu. Atina'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda Hülya Şenyurt ile Akdeniz Oyunları'nda Tufan Durmuş bronz madalya kazanırken 1993 yılında Tel-Aviv'de düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda 66 kg'da Gamze Sakızlıgil ve Erkek Milli Takımı Avrupa 3. lüğünü elde etti. 1994'te düzenlenen Dünya Gençler ve Avrupa Gençler Şampiyonaları'nda 61 kiloda İlknur Kobaş altın madalya, Bektaş Demirel de bronz ve altın madalya kazandılar.

       1995 yılında Japonya'nın Chiba kentinde düzenlenen Dünya Judo Şampiyonası 65 kiloda Bektaş Demirel ve açık kategoride Selim Tataroğlu dünya üçüncüsü olarak bronz madalya kazanırken, Türkiye şampiyonayı iki bronz madalya ile tamamladı. İspanya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda ise 61 kiloda İlknur Kobaş Avrupa Şampiyonluğu'na ulaşırken 72 kiloda Halil Bıyık Avrupa 3.sü oldu ve judocularımız 96 Atlanta Olimpiyatları'na katılmaya hak kazandı.


       Türk judosunun gelişmesinde belli başlı yerli teknik direktörler; 1967-1979 yıllarında Namık Ekin, 1979-1980'de İbrahim Öztek, 1980-1985 yıllarında Ali Demir(milli takımlarda gençleştirme reformu 1986- 1989 yıllarında Selahattin Ünay, ülkemizde judonu gelişimine katkısı olan antrenörlerden en önemlileri;Adnan Özmen, Ahmet Kanbur, Sabahattin Zaimoğlu, Cihat Şener, Yılmaz Mesci, Aydın Öztek ve Ahmet Berkol'dur.




 
 
 

  TAVSİYE EDİN      GİRİŞ SAYFASI YAPIN             

                                                            RESİM GALERİSİ                İRTİBAT

 

   


ErzurumRehberi.net - 2004
Erzurum Sevdalısı
E-Posta Adresi:   [email protected]

Site Tasarım Ahmet AYGEN